9 Eylül 2014 Salı

Rokalı Avokado Salatası

Avokado içerdiği folik asit sayesinde vücudun enerji seviyesini artırır. Enerji için bol bol tüketmenizi öneririz.


Rokalı avokado salatası











Malzemeler

1 demet roka
1 adet avokado
3 dal taze soğan
Yarım demet nane
Yarımşar kırmızı biber ve greyfurt

Sos için: 

6 çorba kaşığı zeytinyağı
1,5 çorba kaşığı limon suyu
1 tatlı kaşığı bal
2 diş sarımsak
1 çay kaşığı kişniş
Yarım tatlı kaşığı pul biber
Tuz, karabiber
Nasıl yapılır

Roka, doğranmış soğan ve naneyi salata kasesine alıp harmanlayın. Halka doğranmış kırmızı biber ilave edin. Salatanın ortasına püre haline getirilmiş avokado yerleştirin. Sos için zeytinyağı, limon suyu, bal, kıyılmış sarımsak, kişniş, karabiber ve tuzu iyice çırpıp salatanın üzerine gezdirin. Salata tabağının yanlarına dilimlenmiş greyfurt yerleştirin. Pul biber serpip servis yapın. Roka, doğranmış soğan ve naneyi salata kasesine alıp harmanlayın. Halka doğranmış kırmızı biber ilave edin. Salatanın ortasına püre haline getirilmiş avokado yerleştirin. Sos için zeytinyağı, limon suyu, bal, kıyılmış sarımsak, kişniş, karabiber ve tuzu iyice çırpıp salatanın üzerine gezdirin. Salata tabağının yanlarına dilimlenmiş greyfurt yerleştirin. Pul biber serpip servis yapın.
(Kadınvekadın)

Afiyet olsun;)

Uykusuzluğu ceviz ile yenin

Geceleri bir türlü uyuyamıyor musunuz? İçeriğindeki melatonin sayesinde ceviz uyku düzensizliğini ortadan kaldırmaya yardımcı.


Ceviz lezzeti kadar içeriğindeki melatonin ile uyku sorununu kökünden çözüyor. Ceviz, beyin bezesi tarafından salgılanan melatonin hormonunun, vücut için kullanıma hazır formunu içeriyor. Melatonin, uyku düzensizliği olan veya gece çalışan kişilerde ortaya çıkabilecek uyku sorunlarını ortadan kaldırmada etkili oluyor. Yüksek kolesterol düzeyini düşüren ceviz, içerdiği Omega-3 ile iyi kolesterol olan HDL'yi yükseltiyor. Ayrıca atardamarların içine kolesterol yapışmasına neden olan proteini azaltarak damar tıkanıklığını önlüyor.
(Kadınvekadın)

Ölmemek için Nilüfer tohumu yemek zorundalar

Güney Sudan'da kıtlıkla burun buruna gelen ve hayatta kalmak için nilüferleri yemek zorunda kalan köylüleri ziyaret eden BBC muhabiri Emmanuel Igunza izlenimlerini aktarıyor.


Reke köyünde gün yeni yeni ağarıyor. Köyün nüfusu son dönemlerde artmış. Burada yaşayan 3 bine yakın kişinin büyük kısmı hükümet güçleri ve isyancılar arasında devam eden çatışmalardan kaçan Birlik (Unity) eyaleti sakinleri.

Güney Sudan'ın başkenti Juba'dan tam 650 kilometre uzaktaki bu küçük köye ulaşım ancak arazi araçlarıyla mümkün.

Sabahın erken saatlerinde bazı çocuklar oynamak için sokaklara çıkmış bile. Bir köşede bir grup kadın bölgede 'Tukul' olarak da bilinen derme çatma bir çadır yapmaya çalışıyor.

Köyün bir başka yerindeyse yaşlıca bir kadın nehirden toplanan sazlarla yapılmış bir Tukul'un önünde oturuyor.

Kendisiyle konuşmak için yaklaştığımızda yaşlı kadının yüzünde bir gülümseme beliriyor, bir pipo çıkartıyor ve dumanı içine çekip keyifle üflüyor.

Bize söylediği ilk şey "Yapacak pek bir işim yok, perişan durumdayım ama kimse bu tütün keyfimi elimden alamaz" oluyor.

Kadının gülümsemesine komşularının kahkahaları da eşlik ediyor ve oluşan güzel atmosfer Reke köyündeki vahim durumu çok kısa bir süre için de olsa maskeliyor.



Kıtlıkla burun buruna yaşamak
Köydekilerin büyük kısmı isyancıların lideri Riek Machar'ı destekleyen Nuer etnik grubundan.

Ülkenin Devlet Başkanı olan ve Dinka etnik grubunu temsil eden Salva Kiir Aralık ayından bu yana darbe girişimiyle suçladığı isyancılarla çatışıyor.

Riek Machar darbe iddialarını reddetse de hükümet güçlerine karşı savaşmak üzere geniş bir militan birliği de oluşturmuş durumda.

Birleşmiş Milletler (BM) Güney Sudan'daki çatışmaların başlamasından bu yana 1,5 milyon kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığını ifade ediyor. Ülkenin büyük kısmında kıtlık tehlikesi de baş göstermiş durumda.


Ülkedeki yağışların arttığı yağmur sezonunda yollar neredeyse bataklığa dönüyor ve özellikle de Reke gibi köylere gıda ulaştırmak çok zor hale geliyor.

Reke sakinleri BM Dünya Gıda Programı sayasinde gelen yardımlara bağımlı durumda ancak son dönemde yardımlar giderek daha seyrek hale gelmiş.

Köydeki bir kişi bize "Gıda programı gerçekten de büyük bir yardım sağlıyor. Ama son zamanlarda iki ayda bir köye gelebiliyorlar. İnsanlar hep aç geziyor. Kıtlıkla burun burunayız" diyor.

Reke sakinleri çareyi köyün yakınlarındaki nehirden topladıkları nilüferleri yemekte bulmuş.

Nilüferlerin tohumlarını çıkarıp öğütüyorlar ve ardından suyla karıştırıp bir tür çorba yapıyorlar.

BM'ye göre Güney Sudan'da en az 4 milyon kişi açlıktan ölme riskiyle karşı karşıya.

Eğer bir önlem alınmazsa ülkede yılsonuna kadar kıtlık çıkması bekleniyor.

Güney Sudan dünyanın en genç bağımsız ülkesi.

On yıllarca Kuzey Sudan ile çatışan ülke, 2011'de bağımsızlığını kazanmıştı.


6 saatlik yürüyüş

Reke köyünden birkaç kilometre uzakta yetersiz beslenme nedeniyle sorunlar yaşayan çocukların tedavi edildiği bir sağlık merkezine geliyoruz.

Aralık'ta başlayan çatışmalardan bu yana Uluslararası Kurtarma Kopmitesi (IRC) tarafından yönetilen bu sağlık merkezi her hafta en az 16 çocuğu tedavi etmeye çalışıyor.

Kliniğin yöneticisi Peter Manyang sayının giderek düşmeye başladığını söylüyor.

Manyang, "Şu an klinikte sadece 6 çocuk var. İşler iyiye mi gidiyor yoksa yağmur yüzünden kapanan yollar erişimi mi engelliyor emin olamıyoruz" diyor.

Ailelerin çocuklarını kliniğe getirmek için büyük zorluklara katlandığını da ifade eden Manyang, "Yol yok, herhangi bir ulaşım aracı yok. Bazıları buraya gelebilmek için 6 saat yürüyor. Durumu çok kötü olanlar ise hiç gelemiyor. Sadece çocuklarını taşıyabilecek kadar güçlü olanlar kliniğe ulaşabiliyor" diyor.

Klinikte tedavi gören çocuklardan birisi olan bir yaşındaki Stephen Nyamod'un yanına gidiyorum.

Annesi Veronica çocuğunu sırtına alıp 4 saat yürüyerek kliniğe gelmeyi başarmış.


Ancak şu ana kadar aldığı tedaviye karşın Stephen'ın durumu hâlâ kötü.

Doktorlar çocuğun ağırlığının yine düşmeye başladığını söylüyor.

Stephen sadece 5 kilo. Doktorlar incecik bacaklı bu bebeği kontrol etmeye çalışırken annesi ağlayan Stephen'i sakinleştirmeye çalışıyor.

Veronica bizimle konuşurken "Tek dileğim bebeğimin iyi olması. Buralara kadar gelebildiğimiz için şanslıyız. Köyde yeteri kadar yiyeceğimiz yoktu. Orada daha bir sürü yetersiz beslenme nedeniyle sıkıntı yaşayan çocuklar var" diyor.

UNICEF eğer Güney Sudan'a yardım götürülemezse 50 bin çocuğun yıl sonuna kadar yetersiz beslenme nedeniyle öleceğini söylüyor.

Ancak ülkenin ucra köşelerindeki köylere yardım götürmek hiç de kolay değil.

Çatışmalardan kaçan insanların büyük kısmı da bu köylere sığınmış durumda.

Yardım görevlileri ise tonlarca insani yardım malzemesini ihtiyaç sahiplerine götürebilmek için zamana karşı yarışıyor.

Ülkedeki çatışmalarda hiçbir kesinti yaşanmaması da durumun daha iyidense daha kötüye gideceği beklentilerini artırıyor.

UNICEF sözcüsü Doune Porter Güney Sudan'daki durumu "Güvenlik sorunu var. Yollar yağmur yüzünden neredeyse hiç geçit vermiyor. Ülkenin birçok yerinde çatışmaların başlamasından bu yana hiç yardım alamamış insanlar var" sözleriyle özetliyor.(BBC)

E-sigara kartuşları 'çocukları zehirliyor'

İngiltere'de doktorlar yetişkinlerin elektronik sigara kartuşlarını zehirlenmeleri riskine karşı çocuklardan uzak tutmaları gerektiğini söyledi.


Açıklama Archives of Diseases in Childhood isimli tıp dergisinde Birmingham kentindeki doktorlar tarafından yayımlandı.

Doktorlar uyarıyı iki yaşındaki bir kız çocuğunun kartuşu ağzına sokması ve birkaç damla sıvıyı yalaması üzerine yaptı. Kusan çocuk hastaneye kaldırıldı ve iyileşti.

Ancak hekimler yüksek dozlardaki nikotinin öldürücü olabileceğini düşünüyor.

Doktorlara göre nikotin kartuşları çocukların olduğu ortamlarda ispirto, ilaç ve çamaşır suyu ile aynı muameleyi görmeli, yani ulaşamayacakları yerlerde saklanmalı.

Son dönemlerde elektronik sigaralar tiryakiler arasında revaçta. İngiltere'de 2 milyondan fazla insanın e-sigara kullandığı düşünülüyor.

Ancak nikotin zehirlenmesi vakalarında da benzer bir artış söz konusu.

İngiltere'de kamu sağlığı hizmetlerinin bir parçası olan Ulusal Zehirlenme Bilgilendirme Servisi, geçen yıl 139 nikotin zehirlenmesi vakası ile karşılaştıklarını söyledi.

2012 yılında bu sayı sadece 29 iken, ondan önceki beş yıl boyunca toplam vaka sayısı 36 idi.

40 miligram kadar nikotin yetişkinlerde öldürücü doz olabiliyor.

Bunun çok daha azı ise çocuklarda öldürücü olmak için yeterli.(BBC)

Kadıköy Boğası 150 yaşında

Kadıköy Belediyesi sınırları içinde bulunan ve Kadıköy’ün simgesi haline gelen Altıyol'daki Tarihi Boğa Heykeli 150 yaşında.


Kadıköy Boğası 150 yaşında!


1864 Yılında Sultan Abdülaziz tarafından sanatçı Rouillar’da Paris’te yaptırılan ve orijinal adı “Dövüşen Boğa” olan Kadıköy’ün Boğa Heykeli, uzun yıllar çeşitli noktaları dolaştıktan sonra Altıyol’a konuldu ve Kadıköy ile özdeşleşti.

1950'lilerin ortasında Boğa Heykeli bir ara yeni açılan Hilton Oteli'nin Harbiye girişine konduysa da eski mekanı olan Lütfi Kırdar'a geri getirildi ve 1970'e kadar da burada kaldı. 1971'de heykel, günümüzde Kadıköy Belediyesi Tarih, Edebiyat ve Sanat Kütüphanesi olarak hizmet veren Kadıköy Şehremaneti binasının önüne getirildi. Paris'ten İstanbul'a birkaç ayda gelen Boğa Heykeli'nin 150 yıllık İstanbul turu 1987 yılında Kadıköy Altıyol'da son buldu. Yeni yerine hemen alışan Boğa, kısa sürede Kadıköy'ün en önemli sembollerinden birine dönüştü.

Kadıköy’e gelenlerin, mutlaka adres tariflerinde yer alan, kimi zaman fotoğraf çektirmek için sırtını verip kucakladığı, kimi zamanda sevdikleriyle buluşma noktası olarak kullandığı Altıyol Boğa Heykeli’nin Kadıköylülerle olan mutlu birlikteliği ve huzuru uzun yıllar sürmesi dileğiyle...

73 yaşında Manş Denizini geçti

Kanadalı kalp cerrahı Otto Thaning, Manş Denizi’ni yüzerek geçen en yaşlı insan unvanına sahip oldu.

Kanadalı cerrah, “Tek isteğim, 70 yaş üstündeki kişilerin kendilerine iyi bakarak ve çok çalışarak bu tarz şeyler yapabileceklerini göstermek” dedi.

Bebeğini açlıktan öldüren anneye müebbet

Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde, geçtiğimiz yıl Ekim ayında 2 aylık bebeğini evde yalnız bırakıp 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde Hatay'daki ailesinin yanına giderek bebeğinin ölümüne neden olduğu iddiasıyla tutuklu yargılanan öğretmen Seçil Müge D. bugünkü duruşmada önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası çarptırıldı.

Mahkeme daha sonra duruşmalardaki iyi hali göz önüne alınarak müebbet hapis cezası verdi. Öğretmen Seçil Müge D. mahkeme karardan sonra ise cezayı çok bularak mahkeme heyetine "Hakkımı helal etmiyorum" diye bağırdı.

Gölcük İlçesi'nde 20 Ekim 2013'te Necati Çelik Devlet Hastanesi'nde polis memurlarının Cumhuriyet Savcısını arayarak hastaneye ölü bir bebeğin getirildiğini söylemesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, daha sonra "Berk" adı verilen bebeğin açlık ve susuzluk nedeniyle öldüğü tespit edilmişti. Gölcük'teki Rheınland Pfalz İlkokulu'nda sınıf öğretmenliği yapan Seçil Müge D.nin, dünyaya getirdiği bebeğin, daha sonra babası olduğu tespit edilen Tayyar A. (Ataş) ile olan ilişkisinden dünyaya geldiği anlaşılmıştı. Kurban Bayramı tatili öncesinde anne Seçil Müğe D. bebeği evde yanlız bırakarak 9 günlüğüne Adana'ya yakınlarının yanına tatile gitmiş, bebek ise açlık ve susuzluktan ölmüştü. Yakınları da almadığı için bebek Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi morgunda tutulmuş, daha sonra deprem kurbanlarının toprağa verildiği 17 Ağustos Mezarlığı'nda defnedilmişti.

'ONA ZARAR VERECEK BİRŞEY YAPMADIM'

Bugün Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasına davem edilen ve tutuklu yargılanan sanık Seçil Müge D. duruşma salonunda söz isteyerek suçsuz olduğunu söyledi. Bebeğini sevdiğini söyleyen Seçil Müge D. "Ben çocuğumu seviyordum. Ona hiç bir şekilde zarar verecek birşey yapmadım. Ben suçsuzum" diye konuştu.

SANIK AVUKATI 'DETAYLI OLARAK SORUŞTURULMADI'

Mahkemede söz alan ve soruşturulmanın yeterli oranda yapılmadığını iddia eden sanık avukatı Murat Yama ise, "Olayla ilgili hala soru işaretleri var. Bazı noktalar sonuca ulaştırılamadı. Bebeğin Adli Tıptan gelen otopsi raporunu hatırlatmak istiyorum. İstanbul Cerrah Paşa Tıp Fakültesinde uzman Coşkun Yorulmaz'ın görüşü alındı. Görüşünde Yorulmaz yetişkin bir bireyin aç ve susuz kalabilmesi için 3-10 gün arası, bebeklerin 3 gün ancak aç ve susuz hayatta kalabilireceği görüşünü bildirdi. Bebeğe 7 gün boyunca birisi bakmış bu kişinin tespit edilip olayın genişletilmesi talebinde bulunuyorum." diye konuştu. Mahkeme heyeti avukat Murat Yaman'ın bu talebini reddederek duruşmaya ara verdi.Ardından kararı açıklayan mahkeme heyeti sanık Seçil M. Doğanay'a önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ardından da iyi hali göz önüne alınarak müebbet hapis cezası verdi. Seçil Müge D. ise kararın okunmasının ardından büyük bir şok yaşarken, mahkeme heyetine dönerek "Hakkımı helal etmiyorum" diye bağırdı.(DHA)

George Clooney evleniyor

George Clooney evleniyor!


Oscar ödüllü oyuncu George Clooney ve Lübnan asıllı sevgilisi Amal Almuddin, evlenmeye karar verdiklerini duyurdu.
Yakın bir zamanda dünya evine gireceklerini belirten çift İtalya'nın Venedik kentinde evlenmeye karar verdi.
Sıklıkla İtalya’da vakit geçiren ve 12 senedir bu ülkenin fahri vatandaşı olan 53 yaşındaki Clooney, konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Müstakbel karımla İtalya’da tanıştım ve onunla İtalya’da evleneceğim” ifadelerini kullandı.
Brad Pitt, Angelina Jolie ve Matt Damon gibi Hollywood’un tanınmış simalarının katılacağı düğünün 12 Eylül’de Venedikte gerçekleşmesi bekleniyor. 

Asena Erkin reddedildi

 Asena Erkin'i çıldırtan karar!



Bir AVM'nin düzenleyeceği sosyal sorumluluk projesi için Erkin teklif edildi. Ancak yönetim, 'Yaşam tarzı ve bıraktığı imaj kötü' diyerek reddetti.

Fenerbahçeli futbolcu Caner Erkin'in güzel eşi Asena'ya kötü haber. Giyim tarzı ve özel hayatıyla sık sık magazin basınının manşetlerini süsleyen ünlü imaj danışmanı, sosyal sorumluluk projesi için uygun görülmedi.

Adı popçu Berkay'la yasak aşk skandalına karışan ve ardı arkası kesilmeyen iddialarla sürekli gündeme gelen Erkin'in popülaritesi sosyal sorumluluk projesine yetmedi. İddiaya göre bir alışveriş merkezinin düzenleyeceği sosyal sorumluluk projesi için ünlü isimler sunuldu.
 
ASENA ÇILDIRDI
 
Organizatörlerin ilk sunduğu isim ise Asena Erkin oldu. Daha önce Gülben Ergen, Demet Akalın ve bir çok ünlü isimle çalışan AVM yönetimi Asena'ya sıcak bakmadı. Gerekçe olarak da Asena'nın özel hayatındaki çalkantıları gösterildi. AVM yöneticilerinin, "Biz projemizi ünlü ve kaliteli isimlerin desteğiyle duyurmak istiyoruz. Asena'nın yaşam tarzı ve bıraktığı imaj kötü" dediği öğrenildi. Organizasyon ekibinin kibar bir dille durumu anlattıkları Asena'nın ise oldukça sinirlendiği konuşuluyor. (sabah)

Ahmet Ümit/İstanbul Hatırası

İstanbul Hatırası



Yaşadığın şehir özgür değilse, sen de özgür kalamazsın!.. Byzantiondan İstanbula uzanan heyecan yüklü, tarihsel bir serüven Yedi hükümdar, yedi kadim mekân, yedi gizemli olay ve yalın bir gerçek!
Romanlarında zengin arka planı polisiye kurgu içinde vermekteki ustalığı ile bilinen Ahmet Ümitin bu romanı da yine peş peşe işlenen cinayetlerin çevresinde kurgulanmış. Ancak bu kitabı sıradan bir polisiye romandan ayıran birçok özellik var. Her şeyden önce zengin kadrosu ile İstanbul Hatırası, çeşitli kesimlerden İstanbulluyu bir araya getirerek içinde barındırdığı alt öykülerle zengin bir yapı sunuyor. Birbirine bağlanan bu alt öyküler bir yandan gerilimin etkisini artırırken bir yandan da romanı şenlikli ve çok yönlü bir yapıya ulaştırıyor. Kitabın bir başka önemli özelliği de İstanbul hakkında son derece detaylı bilgi içermesi. Kurgunun içine yerleştirilen bu bilgiler hem okumayı daha meraklı hale getiriyor hem de tarih aracılığıyla çok günümüzün dışındaki öykülerin de kurguya yerleşmesine imkan tanıyor. Böylece Ahmet ümitin İstanbul Hatırası adlı romanı, başka başka dönemlerin öykülerinin eşliğinde, günümüz İstanbulunun geniş bir panoramasını oluşturuyor. Tutucusundan modernine, eski İstanbullusundan yeni göç etmişine, milliyetçisinden gayrı Müslimine varana dek İstanbullu diye adlandırılabilecek herkes bu kitabın içinde kendi öyküleriyle birlikte İstanbulun devasa çarklarının dişlilerini dile getiriyor. Binlerce yıllık tarihiyle İstanbul başrolü oluştururken romana girip çıkan her karakter de İstanbul'un nasıl İstanbul olduğunu aktarıyor.