uyuşturucu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uyuşturucu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ağustos 2014 Çarşamba

Beni tanımadınız mı ben kralım dedi ama...

Beni tanımadınız mı ben kralım dedi ama...


İspanyol sahil güvenlik ekipleri, Fas Kralı'nın yatına uyuşturucu ve insan kaçakçısı şüphesiyle baskın yapmaya çalışınca iki ülke arasında kriz çıktı.
Fas  Kralı VI. Muhammed, yaz tatilini İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Ceuta açıklarında geçiriyordu. İspanyol sahil güvenlik yetkilileri, 8 Ağustos’ta Fas Kralı'nın yatına eskortluk eden sürat teknelerini durdurdu ve kimlik taraması yapmak istedi. Yatına girmek isteyen İspanyol görevlilere “Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz” diye bağıran Kral, cep telefonundan İspanya Kralı VI. Felipe’yi de aradı. Sahil güvenlik yetkililerinin Kral’dan özür dilemesiyle sorun çözüldü.
Mafya çetelerinin Ceuta’da insan ve uyuşturucu kaçakçılığı yaparken sürat teknelerini kullandıkları biliniyor.

19 Ağustos 2014 Salı

Ünlü oyuncunun oğlu uyuşturucudan gözaltına alındı


Ünlü oyuncunun oğlu gözaltında!

Dünyaca ünlü aktörün oğlu Jaycee Chan'in başkent Pekin'deki evinde 100 gramdan fazla marihuana bulundurmaktan gözaltına alındığı belirtildi. Pekin polis  yetkilileri, Jaycee Chan'in evinde arkadaşları ile uyuşturucu kullandığını ve  Chan'e yapılan uyuşturucu testinin pozitif çıktığını açıkladı. Polis, evde bulunan uyuşturucuya el koyulduğunu duyurdu. 
 
Jaycee Chan'in evinde bulunan uyuşturucuyu sattığı iddia edilen Song  soyadlı bir kişinin daha polis tarafından gözaltına alındığı ifade edildi. 
 
Jackie Chan, Çin'de uyuşturucu karşıtı kampanyanın en büyük destekçilerinden biri olarak tanınıyor. 
 
Çin yasalarına göre, 50 gramdan fazla uyuşturucu bulunduran kişiler üç  yıl hapis cezasından idam cezasına kadar çeşitli ağır cezalara çarptırılabiliyor. 

18 Ağustos 2014 Pazartesi

Bonzai eroinden daha fazla öldürüyor


Denizli'de Özel Tekden Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Zeynep Oflaz, son dönemde gençler arasında kullanımı artan ve ölümlere yol açan, sentetik uyuşturucu türü olan bonzainin eroinden daha tehlikeli olduğunu söyledi.

"Bonzai eroinden daha tehlikeli"
Dr. Zeynep Oflaz, uyuşturucu madde içerikli olan ve kullanımı esnasında insan metabolizmasına çok zararları dokunan bonzainin tamamen uyuşturucu maddeden ve bazı bitkilerin yapraklarına karıştırılarak elde edildiğini belirtti. Bonzainin kullanan kişiyi bağımlı hale getirdiğini vurgulayan Dr. Oflaz şöyle dedi:
"Bonzai, sentetik cannabinoid ismi altındaki birçok maddeden oluşur. Tamamen kimyasal bir uyuşturucu olan bonzai, bir kereden bir şey olmaz düşüncesiyle kullanan gençleri pençesi altına alır ve bağımlı hale getirir. Bonzai eroinden daha tehlikeli. Bonzai beyin hücrelerinde kısa sürede büyük hasarlara neden olurken, genetik yatkınlığı olan kişilerde şizofreni benzeri etkiler meydana getirir, hatta ölümlere neden olur. Dikkatli olun ve çocuklarınızı koruyun.

Yan etkileri

Bonzainin geçici körlük ve geçici felç durumu gibi sonuçlar da doğurduğunu belirten Dr. Zeynep Oflaz, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Bazı kişilerde ani kalp durmalarıyla ölümlere neden olabiliyor. Bonzai eroinden daha fazla yan etkiye sahip. Ayrıca eroine göre çok daha ucuz ve kolay ulaşılabiliyor. Ailelerin çocukları yakından izlemesinde yarar var.  Çocuğa otoriter ve baskıcı değil, uzlaşıcı yaklaşmalı, fikirlerine saygı duymalı ve aile ortamında beklentisini karşılayacak girişimlerde bulunmalıyız. Anne- baba olarak. sürekli başarılı olsun diye çocuklarımızı baskı altına almak yerine onlara vakit ayırmalıyız. Çocuklarımız dışarıda takıldıkları gruplar içerisinde kendini değerli hissettikleri anda ne yapılıyorsa ona uyuyor."(CNN)

Uyuşturucu testi yapan laboratuvarlara denetim arttı

uyuşturucu


Sağlık Bakanlığı tarafından idrar numunesinin değiştirilmesi veya içine yabancı madde eklenmesini önleyecek tedbirler alınacak. Ayrıca yapılan son düzenlemede gözetim görevlisinin gözetimini kolaylaştıracak ayna ve benzeri düzenekler yerleştirilecek. 

FORM İMZALATILACAK

Sağlık Bakanlığı tıbbi laboratuvarların çalışma usul ve esasları hakkında genelge yayınladı. Genelgeye göre, hekim veya resmi kurumlar tarafından tetkik yaptırması gereken kişi, numune kabı almak üzere ilgili birime başvuracak. Daha sonra gözetim görevlisinin gözetiminde kimlik kontrolü yapılacak. İdrar numunesi verme süreciyle ilgili bilgiler anlaşılır bir şekilde kişiye ifade edilecek, belirlenen koşullarda numune vermeyi kabul ettiğine dair "Denetimli Serbestlik Kapsamında Gözetim Altında Numune Toplama Formu" form imzalatılacak.

TUVALETE AYNA YERLEŞTİRİLECEK

Kişinin idrar verme alanında su, sabun, diğer temizlik veya kimyasal maddelere ulaşmasını engelleyecek tedbirler alınacak. Numune alınan yere, gözetim görevlisinin gözetimini kolaylaştıracak ayna ve benzeri düzenekler yerleştirilecek. Gözetim görevlisine hangi tarihte görevli olacağı konusunda önceden bilgi verilmeyecek, bilgilendirme günlük yapılacak.

NUMUNELER GÖZETMENLE TESLİM EDİLECEK

İdrar numuneleri, gözetim görevlisi gözetiminde kişi tarafından numune kabul birimine teslim edilecek. Kurum içerisinde gözetim görevlisi haricindeki personel tarafından yapılacak numune taşıma işlemleri, kilitli çanta, kap ve kutu ile yapılacak.

SONUÇLAR KİŞİYE BİLDİRİLMEYECEK

Tetkik sonuçları yazılı veya sözlü olarak kişiye bildirilmeyecek, sadece analizi isteyen kurum veya hekime rapor verilecek. Böylece, ilgili birim dışındaki diğer hekim ve personelin otomasyon sistemi üzerinde sonuçlara erişimi engellenmiş olacak.(ensonhaber)

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Yeni tehlike: Sahte Methadone

Öldüren uyuşturucu ‘Bonzai’ gündemi meşgul etmeyi sürdürüyor. Ama iddialara göre Türkiye’ye yeni bir ‘ilaç’ giriyor ve şu ana kadar bildiklerimizin hepsinden daha tehlikeli.
 
Benimle konuşmak istediğini söyledi, gazeteye davet ettim. Kapıdan içeri uzun boylu, kirli sakallı, çok zayıf, gözlerinin altı morlaşmış, çökük bir genç adam girdi, anladım, oydu. H. Z. 32 yaşında. “Ne zamandır kullanıyorsun?” diye sordum. “12 yıldır eroin kullanıyorum, sana kollarımı göstermemi ister misin?” dedi. Bu kolları da tıpkı o gözler gibi tanıyorum artık... İki kol da silme dövmeli. O dövmelerin arasında iğne izleri ve çıban büyüklüğünde şişlikler var... Bakarken içim eziliyor, gencecik bir adam karşımda, “Bunları yazın, herkesi uyarın, yıllardır insanları öldürüyorlar. Şimdi yepyeni bir uyuşturucu soktular Türkiye’ye” diyor.

H
enüz kolluk kuvvetlerinin dikkatini çekmediği için gümrükten rahatlıkla ilaç kapsamında sokulabiliyor.

Ailesinin maddi durumu iyi. Üniversite mezunu. Çeşitli işlerde çalışıyor ama canı artık istemiyor. Hali yok çalışmaya. Tüm bağımlılar gibi, işlere giriyor, çıkıyor. Hiç suça bulaşmamış. Kurtulmak istiyor. Bir dönem üç yıl bırakmış, sonra bir anda yine başlamış. “Ne oldu da başladın?” diyorum. “Sevgi olması lazım, insanların bana sevgiyle yaklaşması gerek” diyor. Sonra oradan oraya atlıyor, Yengeç burcu olduğunu anlatıyor, bir insan onu severse ömrünü vereceğini... Bir sevgilisi olup olmadığını soruyorum. Varmış. Biraz kafası karışık. Sevgilisi, onun eroin kullandığını bilmiyormuş, “Aslında artık beni sevmiyor ama tek tutunacağım şey o, o yüzden sevdiğini düşünmek istiyorum” diyor. Ölmekten korkup korkmadığını soruyorum, “Keşke ölsem, ölmüyorum ki, sürünüyorum” diyor. Sonra asıl konumuza geçiyoruz, yeni uyuşturucu...
Anlatıyor:
“Çok kısa zaman önce başladı Türkiye’ye girişi. İran üzerinden Van’a geliyor, oradan da torbacılara dağıtılıyor. Ben yeni aldım. İstanbul, Dolapdere’de bir torbacıdan edindim. Şimdilik az ama ‘bonzai’nin kötülüğünün pabucunu dama atacak gibi gözüküyor. Şurup ve hap halinde satılıyor. Şişesi 300 lira. Bir şişe yaklaşık 20 gün gidiyor. İnsanlar ucuz diye buna rağbet edecek ve çok etkili. Düşünün eroin krizini alıyor. Kısa sürede bağımlılık yapıyor. Ben daha yaşamadım ama onun krizini yaşayanı gördüm. Allah herkesi korusun...”
İRAN’DAN VAN’A GELİYOR

İstanbul içinde de satılmaya başlayan ‘meth’ son zamanlarda piyasaya giren en tehlikeli uyuşturucu olabilir.

Uyuşturucu Madde Bağımlılıkları ve Alkolizmle Mücadele Federasyonu (UBAM) Genel Müdürü İsmail Karakaş’ı arıyorum. “Size gelen vaka var mı?” diye soruyorum, doğruluyor: “Methadone maalesef Hollanda başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde yerine koyma tedavisinde kullanılan sentetik eroinin ta kendisi. Bu yöntemde amaç devlet kontrolünde uyuşturucu kullandırılması. Ancak Van ve İstanbul’dan arayan birçok madde bağımlısı uyuşturucuyu bırakabilmek için söz konusu maddeyi aldıklarını belirtiyorlar. Türkiye’de bu ilacın kullanılması yasak ve sağlık bakanlığı ithalatını kabul etmiyor. Ulaştığımız bilgiye göre İran’dan kaçakçılık yoluyla şurup şeklinde Methadone girişi yapılıyor. Özellikle Van’da yoğun olarak kullanıldığına şahit olduk. Bir şurup şişesinde giriyor, merdivenaltı bu ilaç şişesinin üzerinde herhangi bir ibare ve imalat bilgisi bulunmuyor. Henüz böyle bir bilgi kolluk kuvvetlerimize ulaşmadığı için gümrükten rahatlıkla ilaç kapsamına alınarak ülkemize sokulabiliyor. Türkiye’deki dağıtım ağıysa diğer uyuşturucular gibi yürütülüyor ve maalesef satış işini yine torbacılar yürütüyor.
İsmail Karakaş, adına ‘Çakma Methadone’ dedikleri bu maddenin 20’den fazla kullanıcısıyla karşılaştıklarını söylüyor: Bu maddeye bağımlı olanların ortak fikri sözde ilaç olan bu karışımın eroinle aynı özellikleri taşıması yönünde. Ancak diğer korkunç gerçek hepsinin ortak tecrübesiyle sabittir ki bu madde ciddi anlamda halüsünasyon görülmesine sebep oluyor. Maddeyi kullanan kişi uyuşma etkisi geçtikten sonra uzun süre aklını toparlayamıyor ve kendisine gelemiyor. Sarhoşluk hali eroinden çok fazla sürüyor ve fiziki olarak yarı baygın hale sokuyor. Bu madde uyarıcı olan ‘bonzai’den daha tehlikeli olabilir, zira ‘bonzai’nin aksine uyarmayıp uyuşuk bırakıyor. Öyle sanıyoruz ki yüksek dozda kullanımı ölüm ve sinir sisteminin iflası nedeniyle felç vakalarında artışa sebep olabilir.”
72 SAAT İDARE EDEBİLİYOR

Ayhan Akcan

Bu bilgileri de alıp psikiyatrist Ayhan Akcan’ın kapısını çalıyorum. Türkiye’de Methadone’un yasak olduğunu, onun yerine ‘yerine koyma tedavisinde başka bir ilaç kullanıldığını söylüyor: “Eroini kullanmadığınızda kriz oluyor, bu krizi engellemek için kullanıyoruz. Kişi krize girmiyor, fakat bu tek başına bir tedavi yöntemi asla değil. Ayrıca kullanma şartları var. Kırmızı reçeteyle veriliyor ve bir dozu var. Burada şöyle bir problemden söz edebiliriz. Bağımlı parasına göre mal alıyor. Yani ne kadar parası varsa, neye yetiyorsa. Bunun diğerlerine oranla daha düşük ücretle satılması ve içindeki maddenin eroine benzemesi hiç istemediğimiz bir piyasa oluşturabilir. Çünkü bu 72 saat idare edebiliyor. Eroin bağımlılığı da 15 kat arttığı için, bu ilacın kötüye kullanılması kaçınılmaz. Bu bir sağlık meselesi değil, tamamen merdiven altı üretimin durdurulması ve bu konuda önlemlerin alınması gerekiyor. 
Ayhan Akcan, özellikle ailelerin çok dikkatli olması gerektiğini söylüyor. Bağımlıların ailelerine tedavi sonrası için de bir tavsiyesi var: Çocuğunuzun telefonunu alın, o çevreyi terk edin, yeni bir yerde yeni bir hayata başlayın.
Methadone’un yüksek dozda kullanımı sinir sisteminin iflas etmesine sebep olabiliyor. (Hürriyet)