20 Ekim 2014 Pazartesi
Deniz Seki'nin izi bulundu! Ev bile kiralamış.
Hapis cezası kesinleşen Deniz Seki'nin, Yunanistan'ın Mykonos adasında 5 bin euroya ev tuttuğu iddia edildi.
Yargılandığı uyuşturucu davası kapsamında yeniden hapse girmesi kesinleşen sanatçıDeniz Seki 4 aydır Kaçak... Seki'nin nerede olduğu bilinmezken gelen istihbaratlar ünlü şarkıcının Mykonos'ta olduğu yönünde. Sabah'ın haberine göre Seki'nin Yunanistan'ın Mykonos adasında olduğu ve zaman zaman balkonda otururken görüldüğü birçok görgü tanığı tarafından doğrulandı.
İddiaya göre Seki ilk olarak Bodrum'a oradan da Mykonos'a geçmiş. Adada 5 bin euroya ev kiralayan ve 4 aydır bir arkadaşı ile birlikte bu evde yaşayan Seki'nin dışarıya çıktığı zamanlarda tanınmamak için gözlük ve şapka taktığı da belirtiliyor.
Altın Portakal sahiplerini buldu
Bu yıl 51. kez düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapanış galası ve ödül töreni ile sona erdi. "En iyi film" ödülü, "Kuzu" adlı filme verildi
51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapanış galası ve ödül töreni ile sona erdi.
Sinema dünyasının ünlü isimleri, Antalya EXPO Center'daki ödül törenine kırmızı halıdan geçerek geldi. Az sayıda vatandaşın izlediği kırmızı halı törenine katılan sanatçı Hülya Koçyiğit, gazetecilere yaptığı açıklamada, Antalya Altın Portakal Film Festivali tarihinde en fazla ödül alan kadın oyuncu olmanın gururunu yaşadığını söyledi.
Cüneyt Arkın geceye eşi Betül Arkın ile geldi. Arkın, gazetecilere yaptığı açıklamada, sinemacıların başarılı filmler yaptıklarını belirterek, sinemacılara daha çok çalışmalarını tavsiye etti.
Korhan Abay'ın sunuculuğunu üstlendiği gecede konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, bu akşamın ödül, takdir, tebrik ve teşekkür akşamı olduğunu söyledi. Burada kazanan veya kaybeden olmayacağını belirten Türel, bu akşam Türk sinemasının, sanat ve sanatçının kazandığını ifade etti.
Bu yıl Altın Portakal'da birbirinden değerli eserler arasından zorlu bir seçim yapıldığını kaydeden Türel, Antalya'nın çeşitli zorluklara rağmen bu düzeyde bir yarışmaya sahne olmasından gurur duyduğunu dile getirdi.
Türel, şöyle konuştu:
"Antalya'yı dünya sinema endüstrisinin üretim merkezlerinden yapacağız. Antalya tam anlamıyla bir sinema şehri olacak, Allah'ın bahşettiği güneşin parlaklığı ve açısıyla Antalya'nın doğal film stüdyosu özelliğini, tarihi mekanlarıyla doğal zenginliğiyle yeni film stüdyolarıyla artık dünya tanıyacaktır. Film sarayımızla film laboratuvarlarımızla kostüm bankalarımızla yapımcı ve yönetmenleri sadece festival için değil, film yapmak için, çekmek için Antalya'ya davet edeceğiz."
Türel, salondaki sanatçılara gelecekte Antalya'da bir ev almaları çağrısında da bulunarak, "Artık bir ayağınız burada olacaktır" dedi.
Türkiye'de son dönemdeki hoşgörüsüzlük ve peşin hükümlerin olmayacak bir yerde bile iletişim sorunlarına sebep olabildiğine değinen Türel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Diyalog ile çözülebilecek küçük bir mesele bile çözümsüz büyük bir soruna dönüşebiliyor. Mahallelerimizi maalesef birbirimize kapatıyoruz. Birbirimize el değil, dil uzatıyoruz. Oysa ki olması gereken sinemanın eleştiri dili, sevgiye, hoşgörüye açılan gönül kapısı olmalıdır."
Türel, Türkiye'de siyaset ve medyanın dilinin son 40 yılda keskin bir kılıca dönüştüğünü de ifade etti. "Dil kullanıldıkça keskinleşen tek araçtır" diyen İngiliz atasözünü örnek veren Türel, şöyle konuştu:
"Gerçekten de günümüzde kılıcın ve tüfeğin yerini dil almıştır ama maalesef salonlarda kullanılan dil, mermi gibi kullanılan sözler, sokakta gerçek mermiye, gerçek bıçağa dönüşmektedir. Salonlardaki öfke dili, sokakta kan dökülmesine maalesef sebep olmaktadır. Siyaset bu noktaya kendiliğinden gelmedi. Demokrasimizin zayıflığından, sürekli darbelerden bu noktaya geldi ve getirildi. Bugün sevgi, kardeşlik diline, yani sanatın diline ihtiyacımız var. Sanat dünyası, sevgi kalelerinden biridir. Eğer sanat keskin bir dille konuşursa bu sevgi kalesi de düşer. Siyaset her insan gibi sanatçının da hakkıdır ama sanatın dili, öfke dili olmamalıdır. Sinemada film mesaj vermeli, filmin içine gizlenmiş ideolojiler değil."
Van Damme'a özel ödül
Geceye konuk olarak katılan dünyaca ünlü aksiyon yıldızı Jean Claude Van Damme'a Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel tarafından özel ödül verildi.
Bugün doğum günü olan Van Damme, daha önce İstanbul'a geldiğini ve "Sınav" adlı bir film çektiğini anlattı. Van Damme, "Size teşekkür etmek isterim. Çünkü siz olmasaydınız ben olduğum kişi olmazdım" dedi.
Ünlü sanatçı Hülya Koçyiğit'e de Festival Direktörü Elif Dağdeviren tarafından 51. film festivalinin afişinin bulunduğu tablo hediye edildi.
Koçyiğit, yaptığı konuşmada, ödül aldığı "Susuz Yaz" adlı filmde rol almanın kendisi için "paha biçilmez" olduğunu söyledi. Bugün bazıları hayatta olmayan film ekibi adına bu anın gururunu yaşadığını dile getiren Koçyiğit, "Filmlerimiz dünyanın çeşitli ülkelerinde büyük başarılar kazanıyorlar. Ben yeni sinemamızla iftihar ediyorum. Onları heyecanla destekliyorum. Aynı saygıyı Yeşilçam için de bekliyorum" dedi.
En iyi film, "Kuzu"
Gecede "En iyi film" ödülü, Kutluğ Ataman'ın "Kuzu" filmine verildi. Ataman, ödülünü İranlı yönetmen Abbas Kiarostami'den aldı. Ataman, bir sanatçının kendi ülkesinde değer görmesi kadar büyük bir hediye olmadığını belirterek, "Sizler bana bu hediyeyi verdiniz. Hepinize çok teşekkür ederim" dedi.
"En İyi Kadın Oyuncu" ödülü, "Kuzu" filminde canlandırdığı "Medine" karakteriyle Nesrin Cavadzade'nin oldu. İki sene önce Altın Portakal'da ödül aldığını hatırlatan Cavadzade, "Anne kuzusu olduğum için, annem de hep yanımda. Anne kuzun olarak sana adamak istiyorum bu ödülü" dedi.
"En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü, "İtirazım var" filmindeki rolüyle Serkan Keskin ile "Annemin Şarkısı" adlı filmdeki performansıyla Feyyaz Duman paylaştı. Serkan Keskin, yaptığı konuşmada, "Ödülü, birçoğu aramızda olmayan, sığındıkları Şengal Dağı'nda maalesef 45-50 derece sıcaklıkta, dünyanın en kötü ölüm şekli olan susuzluktan ölüme terk edilen bütün Şengalli çocuklara adıyorum" dedi.
"En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" ödülü, "Kuzu" filmindeki rolüyle Nursel Köse'ye verildi. Köse, çok heyecanlandığını dile getirerek, festival organizasyonunu yapan herkese teşekkür etti.
"En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" ödülü "Annemin Şarkısı" adlı filmdeki performansıyla Aziz Çapkurt'un oldu. "Aslında tek bir sahnem vardı çok şaşırdım" diyen Çapkurt, bir arada, eşit, adil ve özgür bir şekilde yaşamanın mümkün olduğunu dile getirdi.
Çapkurt, "Bugün Kobani'de birçok halk ve inanç, kendi özgürce geleceklerini inşa etmek için mücadele ediyor. O yüzden Kobani, coğrafyada bir isim değil sadece, aynı zamanda bir fikir ve fikirler düşmez. Hepinizi dünyalı ve Türkiyeli bir sinemacı olarak selamlıyorum" dedi.
En iyi yönetmen Onur Ünlü
Gecede "En İyi Yönetmen" ödülü, "İtirazım Var" adlı filmle Onur Ünlü'nün oldu.
"Ulusal Uzun Metraj Jüri Özel Ödülü"nü "Oflu Hocayı Aramak" ve "Sivas" filmleri paylaştı.
"En İyi İlk Film Ödülü", yönetmen Erol Mintaş'ın "Annemin Şarkısı" filmine verildi. Mintaş, festivale gelirken karmaşık duygular içinde olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:
"Hoşgörülü topraklarda olduğumuzu biliyoruz ama hoşgörü, eleştirinin önünü kesmek anlamına gelmedi bu topraklarda ve gelmemeli. Ayrıca buraya gelirken sınırın hemen yanı başında kendi kardeşlerimiz amansız bir savaşın içinde. Kalbimiz orada. Onların yeri kalbimizin üzerinde. İnşallah güzel günlerde buluşacağız."
"En İyi Müzik Ödülü", "Annemin Şarkısı" adlı film ile Başar Ünder'e, "En İyi Senaryo Ödülü" ise "İtirazım Var" adlı filmle Onur Ünlü'ye verildi. "En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü", "Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku" filmiyle Vedat Özdemir'in oldu.
"En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü", "Neden Tarkovski Olamıyorum" adlı filmiyle Osman Özcan'a verildi. Başka bir filmin çekimi için Antalya'ya gelemeyen Özcan'ın ödülünü oyuncu Arzu Gamze Kılınç aldı.
"En İyi Kurgu Ödülü", "Sivas" filmiyle Yorgos Mavrapsaridis'in oldu. Mavrapsaridis'in ödülünü filmin yönetmeni Kaan Müjdeci aldı. Mavrapsaridis'in Yunanistan'a Antalya'dan göçtüğünü anlatan Müjdeci, "Buradan Yorgos'un adına bütün yeni Türk sinemasını selamlıyorum" dedi.
Uluslararası Uzun Metraj Film Ödülünü vermek için sahneye gelen Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması Jüri Başkanı Jerry Schatzberg, ödülü sunarken dili sürçerek önce, "Golden globe goes to" dedi. Schatzberg daha sonra hatasını fark ederek ifadesini, "Golden orange" diye değiştirdi. Ödül, Rus yönetmen Alexandr Kott'un "Test" filmine verildi.
Tribün serzenişi
"Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü" Levent Soyarslan'ın "Oflu Hocayı Aramak" filmine verildi. Ödülünü almaya gelmesi biraz zaman alan Soyarslan, "Biz en arka sırada, tribünde oturuyoruz, çok güzel manzara. Ama önemli değil bununla ilgili bir protestom yok. Slogancılık havasında kullanılmamasını göstermek amacıyla söylüyorum. Slogan atmıyorum. Olabilir böyle şeyler organizasyonlarda" dedi.
Filminin "anarşist mizah" türünde olduğuna değinen Soyarslan, böyle duruşu olan bir filmin festivalde ödül almasına ise şaşırdığını belirterek, "Hakikaten böyle bir filmin böyle bir duruşla yer alabileceğini hayal bile etmezdim. Gerçekten teşekkür ederim" diye konuştu.
"Behlül Dal Jüri Özel Ödülü", "Sivas" filmindeki rolüyle Doğan İzci ile "Kuzu" filmindeki rolleriyle Sıla Lara Cantürk ve Mert Taştan'a verildi.
Ödülü vermek için sahneye gelen oyuncu Demet Evgar, konuşmasında "küçük bir selam" göndermek istediğini belirterek, "28 Mayıs 2013 tarihinden bugüne bu ülkede hayatını kaybetmiş ve hayat amacına yeni anlamlar katmış bütün gençler ve çocuklara selam olsun" dedi.
SİYAD ödülleri "Kuzu" ve "Mahkeme"nin
Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Ulusal Uzun Metraj Film Ödülü, Kutluğ Ataman'ın "Kuzu" adlı filminin oldu. SİYAD Uluslararası Uzun Metraj Film Ödülü ise Hint yönetmen Chaitanya Tamhane'nin "Court-Mahkeme" filmine verildi.
"En İyi Kısa Film" ödülüne Nazlı Eda Noyan ve Dağhan Celayir'in "Bir Fincan Türk Kahvesi" adlı filmi layık görüldü.
Gecede halkın oylarıyla belirlenen uluslararası yarışma izleyici ödülü, Macar yönetmen Kornel Mundruczo'nun "White God-Beyaz Tanrı" filminin, ulusal yarışma izleyici ödülü ise Ayhan Sonyürek'in "İyi Biri" filminin oldu.
Küfürlü küfür eleştirisi
Film Yönetmenleri Derneği "En iyi yönetmen" ödülü, "Guruldayan Kalpler" filmiyle Ömer Uğur'a verildi. Ödülü vermek üzere sahneye çıkan yönetmen Ertem Göreç, filmlerdeki küfürlü konuşmaları eleştirdi.
İzlediği filmlerde küfür edebiyatının hakim olduğunu vurgulayan Göreç, şöyle konuştu:
"O zaman ben de lafımı öyle bağlayayım bari. Bana Türk sinemasına tecavüz etmeyin demek düşüyor. Küfür edebiyatıyla ilgili ben de bağlayayım lafımı. Türk sinemasını rahat bırakın, yoksa festivalin formatına uyarak ananızı nokta nokta ederim."
Gecede Yaşam Boyu Başarı Ödülü de İranlı yönetmen Abbas Kiarostami'ye verildi.
Gecenin sonunda ödül alan tüm sanatçılar, hatıra fotoğrafı çektirdi.
51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde Kutluğ Ataman'ın yönetmenliğini üstlendiği "Kuzu", 5 dalda ödül aldı.
Antalya EXPO Center'da düzenlenen kapanış galası ve ödül töreni ile veda eden 51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'ne Kutluğ Ataman'ın yönettiği "Kuzu" filmi damgasını vurdu.
"En İyi Film" ve "SİYAD En İyi Ulusal Uzun Metraj Film" ödüllerini alan "Kuzu", oyuncuları Nesrin Cavadzade'ye "En İyi Kadın Oyuncu", Nursel Köse'ye ise "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" ödülünü kazandırdı. Filmin çocuk oyuncusu Sıla Lara Cantürk de Behlül Dal Jüri Özel Ödülü'nü aldı.
- "Annemin Şarkısı"na dört ödül
Erol Mintaş'ın yönetmenliğini yaptığı "Annemin Şarkısı" filmi de 4 dalda ödüllendirildi. "En İyi İlk Film", "En İyi Müzik" dallarında ödül alan "Annemin Şarkısı", Feyyaz Duman'a "En İyi Erkek Oyuncu", Aziz Çapkurt'a ise "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü" getirdi.
- "Sivas" üç ödül aldı
Festivalde, bu yıl 71'incisi düzenlenen Venedik Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü'ne layık görülen Kaan Müjdeci'nin "Sivas" filmi, "Ulusal Uzun Metraj Jüri Özel Ödülü"ne layık görüldü. "Sivas", Yorgos Mavropsaridis'e "En İyi Kurgu", çocuk oyuncu Doğan İzci'ye ise "Behlül Dal Jüri Özel Ödülü"nü kazandırdı.
"İtirazım Var" filmi de "Sivas" gibi 51. Altın Portakal'dan üç ödülle döndü. "İtirazım Var", Onur Ünlü'ye hem yönetmen hem senaryoda ödül getirdi. Filmdeki performansıyla Serkan Keskin de "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü aldı.
Festivalde Levent Soyarslan'ın yönettiği "Oflu Hoca'yı Aramak" iki dalda, Vedat Özdemir'in "Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku", Ömer Uğur'un "Guruldayan Kalpler", Osman Özcan'ın "Neden Tarkovski Olamıyorum" ile Ayhan Sonyürek'in "İyi Biri" adlı filmleri ise birer dalda ödüle layık görüldü.
"Balık", "Çekmeköy Underground", "Kumun Tadı" filmleri ise festivalden eli boş döndü.
- Belgesel ödülleri verilmedi
Sansür tartışmaları nedeniyle belgesel filmlerin büyük çoğunluğunun yarışmadan çekilmesi üzerine iptal edilen belgesel yarışması kapsamında bu yıl ödül verilmedi.
Yarışmada "En İyi Film" ödülünü alan "Kuzu" filmine 350 bin lira, "En İyi İlk Film" ödülünü alan "Annemin Şarkısı" filmine 125 bin lira, "En İyi Yönetmen" seçilen Onur Ünlü'ye 75 bin lira, "En İyi Senaryo", "En İyi Görüntü Yönetmeni" ve "En İyi Müzik" ödüllerinin sahipleri ise 30'ar bin lira ödülün sahibi oldu.
- Ödül alan filmler ve sanatçılar
51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde ödül almaya hak kazanan film ve sanatçılar şöyle:
En İyi Film: Kuzu (Kutluğ Ataman)
En İyi İlk Film: Erol Mintaş (Annemin Şarkısı)
En İyi Yönetmen: Onur Ünlü (İtirazım Var)
Ulusal Uzun Metraj Jüri Özel Ödülü: Oflu Hoca'yı Aramak (Levent Soyarslan), Sivas (Kaan Müjdeci)
Ulusal Uzun Metraj FİLM-YÖN En İyi Yönetmen: Ömer Uğur (Guruldayan Kalpler)
En İyi Senaryo: Onur Ünlü (İtirazım Var)
En İyi Müzik: Başar Ünder (Annemin Şarkısı)
En İyi Kadın Oyuncu: Nesrin Cavadzade (Kuzu)
En İyi Erkek Oyuncu: Serkan Keskin (İtirazım Var) - Feyyaz Duman (Annemin Şarkısı)
En İyi Görüntü Yönetmeni: Vedat Özdemir (Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku)
En İyi Sanat Yönetmeni: Osman Özcan (Neden Tarkovski Olamıyorum)
En İyi Kurgu Ödülü: Yorgos Mavropsaridis (Sivas)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Nursel Köse (Kuzu)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Aziz Çapkurt (Annemin Şarkısı)
Behlül Dal Jüri Özel Ödülü: Doğan İzci (Sivas) - Sıla Lara Cantürk, Mert Taşdan (Kuzu)
Dr. Avni Tolunay Özel Ödülü: Levent Soyarslan (Oflu Hoca'yı Aramak)
SİYAD ÖDÜLÜ:
En İyi Ulusal Uzun Metraj Film: Kuzu (Kutluğ Ataman)
En İyi Uluslararası Uzun Metraj Film: Court-Mahkeme (Chaitanya Tamhane) Hindistan
İZLEYİCİ ÖDÜLÜ:
Uluslararası İzleyici Ödülü: White God-Beyaz Tanrı (Kornel Mundruczo) Macar
Ulusal İzleyici Ödülü: İyi Biri (Ayhan Sonyürek)
ULUSLARARASI UZUN METRAJ:
Uluslararası Uzun Metraj En İyi Film Ödülü: Test (Alexandr Kott) Rus
KISA FİLM:
En İyi Kısa Film Ödülü: Bir Fincan Türk Kahvesi (Nazlı Eda Noyan-Dağhan Celahir)
Özel Ödül : Jean Claude Van Damme
Yaşam Boyu Başarı Ödülü: Abbas Kiarostami
Gül tebriklerini bildirdi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "Kuzu" adlı filmiyle "En iyi film" ödülünü kazanan Kutluğ Ataman'ı arayarak tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afganistan'a gerçekleştirdiği günübirlik resmi ziyaretinin dönüşünde uçakta, bu yıl 51. kez düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde ödül kazanan Kutluğ Ataman'ı telefonla aradı.
51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En iyi film" ödülünü alan "Kuzu" adlı filmin yönetmeni Ataman ile bir süre görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ataman'ı başarısından dolayı tebrik etti. (AA)
Selena Gomez'den olay yaratacak itiraf
Selena Gomez yeniden âşık olduğunu ve o kişinin Justin Bieber olmadığını açıkladı.
22 yaşındaki güzel oyuncu yakın zamanda Bieber ile tekrar bir araya gelmiş ancak ilişkileri fazla uzun sürmemişti. Justin Bieber olayını geride bıraktığını, yapabileceği en açık şekilde, çıktığı Jimmy Kimmel Şov’da televizyondan açıklayan Gomez, yeni filmi ‘’Rudderless’’ hakkında da konuştu.
Filmedki rol arkadaşı Billy Crudup’a âşık olduğunu söyleyen Gomez, Crudup’un Kate Hudson’la başrolü paylaştığı ‘’Almost Famous’’ filmine gönderme yaparak, filmde Hudson’ın canlandırdığı ‘’Penny Lane’’ karakteri gibi hissettiğini itiraf etti.
Film çekimleri boyunca harika bir ay geçirdiğini söyleyen Selena Gomez, aktöre olan ilgisinin devam edip etmediği sorulduğunda da olumlu yanıt vererek, Billy’nin harika bir insan olduğunu söyledi.
Ebru Polat müjdeyi verdi
Bu senenin en çok sahne alan şarkıcıları arasında yer alan Ebru Polat önceki akşam Chanta'da sevenleriyle buluştu.
Emel Acar imzalı elbisesiyle dikkat çeken Polat, bine yakın hayranına yeni albüm müjdesi verdi.
Nihat Hatipoğlu'ndan Erdoğan itirafı
Bugüne kadar siyasi tartışmalara girmekten kaçınan ilahiyatçı TV yorumcusu Nihat Hatipoğlu, katıldığı canlı yayın programında Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında övgü dolu cümleler kullandı.
Sohbetlerinde siyasi yorum yapmaktan özenle kaçınan Sabah gazetesi yazarı ve TV yorumcusu Nihat Hatipoğlu canlı yayında yaptığı bu açıklamalarla çok konuşulacak. Hatipoğlu canlı yayında ‘iyi ki Cumhurbaşkanı Erdoğan var’ diyerek bu söyleminin sebebini de açıkladı.
ATV ekranlarında yayınlanan programında ve Sabah gazetesinde yayınlanan köşesinde siyasi yoruma girmemeye çalıştığını söyleyen ünlü ilahiyatçı Nihat Hatipoğlu, CNN Türk'te katıldığı bir programda ilk kez siyasi bir yorumda bulundu
"İYİ Kİ ERDOĞAN VAR"
Hatipoğlu Ortadoğu'daki durumu yorumladığı açıklamasının ardından "Cumhurbaşkanı iyi ki var dediğiniz de 'Nihat Hoca'ya bak!' diyorlar ama iyi ki var!" yorumunda bulundu.
Bu yorum karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen sunucu "Recep Tayip Erdoğan için iyi ki var diyor musunuz gerçekten?" diye tekrar sordu.
Bunun üzerine de Hatipoğlu sözlerinin arkasında olduğunu söyleyerek "Ben bunu bir Müslüman refleksi ile insan refleksi ile söylüyorum. Çünkü Ortadoğu'yu görüyorum. İslam aleminin nasıl bir kriz yaşadığını görüyorum ve en azından bizi bu kavgalardan bu savaştan uzak tutmaya çalışanlar var diyorum" dedi.
Bu sözlerinin ardından sözüm bitmedi diye ekleyen Hatipoğlu tarafsız olduğuna izleyicileri inandırmak için şu sözleri söyledi:
İyi ki Devlet Bahçeli var diyorum. Bunu konuşmak problem Türkiye'de bir din adamı konuşamaz. Ya niye konuşamasın. Bir doktor konuşur mühendis konuşur din adamı konuşunca sorun oluyor. Din adamı konuşurken ey vatandaş gel buraya oy ver demiyor ama doğru olan bir hareketi ben övmek zorundayım. Niye iyi ki Devlet Bahçeli var diyorum. MHP'li olduğum için falan değil. Kobani eylemleri sırasında halkı sokağa dökmediği için…
Atiye ilk kez podyumda!
Tasarımcı Zeynep Erdoğan’ın defilesinin sürpriz ismi şarkıcı Atiye oldu.
İlk defa podyumda boy gösteren Atiye “Çok heyecanlandım, sahneden çok farklı. Hazırlık büyük bir kaostu” dedi. Zeynep Erdoğan, ‘Glitter’ ismini verdiği koleksiyonunu Runway’ bölümünde sundu. Tasarımcının parçaları arasında Uzakdoğu ile 70’ler disco tarzlarını kumaşlardaki gümüş parıltılar, metal file kumaşlar, brokar ve Asyatik nakış detayları dikkat çekti. Şarkıcı Atiye’nin de podyuma çıktığı defile büyük ilgi gördü.
Sibel Can durmadan uçuyor!
Çocukları yurtdışında okuyan Sibel Can "365 günün 60 günü havadayım" dedi...
Sibel can oğlu ve kızıyla hasret giderebilmek için uçaktan inmiyor. Posta'nın haberine göre güzel yıldız " Amerika'da okuyan oğlum Engin Can için yılda en az 20 kez Miami'ya, Londra'daüniversiteye başlayan Melisa için de 3 ayda 6 kez İngiltere'ye uçtum. Konserler için de yılda 30 kez yolculuk yapıyorum.
Özetle; çocuklar ve iş için yılda 60 kez uçağa biniyorum" diye konuştu.
Kariyerimin önemli bir parçası instagram
Moda dünyasının son dönemdeki en gözde yüzlerinden Barbara Palvin, sosyal medyanın kariyeri üzerinde olumlu etkisi olduğunu söyledi.
21 yaşındaki Macar model Palvin, Malibu adlı dergi için objektif karşısına geçti. 1970'lerin modasını canlandıran giysilerle poz veren genç model, Instagram'da paylaştığı fotoğrafların kariyerine olumlu etkisi olduğunu söyledi. Barbara Palvin "Müşteriler nasıl göründüğümüzü merak ettiklerimde Instagram sayfamıza bakacaklar. Gerçekten de çok güzel selfie pozları çekebiliriz" dedi. 16 yaşından bu yana moda dünyasında olan Barbara Palvin, 2012 yılında adı Justin Bieber'la birlikte anılınca daha çok dikkat çekti. Genç gelen şöhretin kendisini fazla değiştirmediğini söyleyen Palvin "Bir keresinde bir hayranım sokakta beni gördü 'Aman Tanrım sen Barbara'mısın diye sordu. Evet deyince de ağlamaya başladı. Ona ağlamamasını benim de tıpkı onun gibi bir insan olduğumu söyledim" diyerek bu konuya bakışını da ifade etti.
Ebru Gündeş 17 Aralık’ta şüpheliymiş
17 ARALIK soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ekrem Aydıner’in verdiği 63 sayfalık takipsizlik kararının detayları ortaya çıktı.
Aydıner, delillerin nasıl değerlendirildiğini 40 maddeyle açıkladı.
Dikkat çeken ayrıntılar şöyle:
“Soruşturmanın başlamasıyla ilgili net olarak bir olay bulunmamakta, çeşitli kurumların rapor ve yazılarında somut bir vakaya dayanmaksızın belirtilen şüpheler ile isimsiz ihbarlar gibi bilgilerle başlatıldığı anlaşılmaktadır.”
m “MASAK’ca yürütülen ve Mehmet Tahir Özsoy’un düzenlediği 31 Ocak 2008 tarihli raporda Mehmet Happani ve ortağı olduğu Saran Kuyumculuk hakkında adli soruşturma başlatılması talebinde bulunulmuştur. Raporla ilgili olarak 2012’ye kadar bir işlem yapılmamış, alınan rapor bu soruşturmanın başlangıcında dayanak olarak kullanılmıştır. Raporun soruşturmanın şüphelileri ile ilgisi yoktur.”
“Soruşturmaya başlandığı anda gerek MASAK raporunda, gerekse ihbar e-mail ve faksları öncesindeki durumda, bizzat soruşturma makamlarının faaliyetiyle Reza Zarrab hakkında somut fiil isnadını gerektirecek bir bilgiye ulaşılmamıştır. Buna rağmen doğrudan telekomünikasyonun denetlenmesine başlanmıştır. Dosyada kuvvetli suç şüphesini gösteren delil olmadığı gibi, başka şekilde delil elde etme imkânı olmasına rağmen, diğer yollarda hiçbir araştırma yapılmamış olması, telekomünikasyonun denetlenmesi kararını hukuka aykırı hale getirmektedir.
“Dikkat çeken önemli husus, soruşturma başlangıcında yapılan e-mail ve faks ihbarlarında Reza Zarrab ve diğer şüphelilerle ilgili olarak kullandıkları telefon numaralarına kadar her türlü detayın bildirilmesidir. Bu durum kolluk tarafından istihbari dinlemeden elde edilen bilgilerin veya hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin isimsiz ihbarlar yoluyla adli soruşturmada kullanıldığını göstermektedir. Hukuka aykırı yolla elde edilen verilerin isimsiz ihbarlarla soruşturmaya başlanması için delil olarak kullanılması hukuka aykırıdır.”
ÖRGÜT DELİLİ YOK
Savcı Aydıner, 17 Aralık şüphelilerinin örgütlü olarak hareket ettikleri iddialarını ise şöyle yorumladı: “Teoride ve uygulamada ortak kabul gören şekliyle örgüt devamlılık arz eden ve suç işleme amacına yönelen ortak iradeye dayalı devamlı bir oluşumdur. Örgüt niteliği itibariyle devamlılık arz eder, soyut bir birleşme değil, bünyesinde hiyerarşik ilişki hâkimdir. Reza Zarrab’ın ticari faaliyetlerini yürütürken, yukarıda unsurları sayılan bir örgüt oluşumu ile hareket ettiklerine dair hiçbir delil bulunmamaktadır. Örgüt kurdukları iddia edilen diğer kişilerden biri Ekonomi Bakanı, diğeri ise İçişleri Bakanı olup, kurdukları iddia edilen örgüte üye oldukları iddia edilen kişiler de özel kalemlerinde çalışanlar ve bakanların oğullarıdır. Bu örgütün amaçları doğrultusunda söz konusu faaliyetleri gerçekleştirdiklerini iddia etmek mümkün değildir. Bu yönde herhangi bir delil de yoktur.”
Takipsizlik kararı verilen dosyada, 17 Aralık’tan sonra Türkiye’nin gündemine oturan işadamı Reza Zarrab’ın (Rıza Sarraf) şarkıcı eşi Ebru Gündeş’in de 53 kişilik şüpheli listesinde yer aldığı ortaya çıktı. Soruşturmada, rüşvet almak ve vermekle suçlanan Gündeş, 31 Aralık 2013’te İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde 2 saat ifade vermişti. Hürriyet
İşte Demir Demirkan'ın reklamcı sevgilisi
Sertab Erener ve Demir Demirkan’ın ayrılığı, magazin kulislerini hareketlendirdi. İddiaya göre ayrılığın nedeni, Demirkan’ın geçen yıl Bodrum’da tanıştığı reklamcı güzelle ilişkisi.
Müzik dünyasının en başarılı çiftlerinden Sertab Erener ve Demir Demirkan’ın 18 yıllık ilişkilerini noktaladığı haberi, sevenlerini üzdü. Demirkan, ayrılığı önceki gece basın kuruluşlarına gönderdiği yazılı bir açıklamayla duyurdu. Ünlü müzisyenin “Eylül 2014’te Sertab ile olan 18 yıllık ilişkimizi sonlandırma kararı aldım. Bizi seven herkesin bunu anlayışla karşılayacağını biliyorum. Ayrıca bu süreçte de özel hayatlarımıza saygı duyulacağını ümit ediyorum” açıklamasının hemen ardından ihanet iddiaları gündeme geldi.
YAZ BAŞINDAN BERİ BİRLİKTELER
Demir Demirkan, geçen hafta Taksim’de genç bir kızla görüntülenmişti. Magazin kulislerinde dolaşan iddialara göre; objektifleri fark edince elleriyle yüzünü gizleyen o kız, Demirkan’ın geçen yıl Bodrum’da tanıştığı yeni sevgilisi. Demir Demirkan’ın reklam sektöründe çalışan İzmirli güzelle yaz başından bu yana birlikte olduğu, iki hafta önce de onu görmek için İzmir’e gittiği söyleniyor. Şarkıcının Instagram’da paylaştığı İzmir fotoğrafları da dedikoduları doğrular nitelikte.
DEMİR HUZURU İZMİR’DE BULDU
Sertab Erener Kurban Bayramı'nda Nil Karaibrahimgil'le birlikte yurtdışına çıkmış, Demir Demirkan ise sevgilisini görmek için İzmir'e gitmişti.Demirkan, İzmir'de çektiği fotoğrafları “Huzur” notuyla Instagram’da paylaştı.

Demir Demirkan ve kız arkadaşı, Taksim’de böyle görüntülenmişti.
Demir Demirkan, ayrılık kararını açıkladıkladığı saatlerde Instagram hesabından bu kareyi paylaştı.
Müzik dünyasının en başarılı çiftlerinden Sertab Erener ve Demir Demirkan’ın 18 yıllık ilişkilerini noktaladığı haberi, sevenlerini üzdü. Demirkan, ayrılığı önceki gece basın kuruluşlarına gönderdiği yazılı bir açıklamayla duyurdu. Ünlü müzisyenin “Eylül 2014’te Sertab ile olan 18 yıllık ilişkimizi sonlandırma kararı aldım. Bizi seven herkesin bunu anlayışla karşılayacağını biliyorum. Ayrıca bu süreçte de özel hayatlarımıza saygı duyulacağını ümit ediyorum” açıklamasının hemen ardından ihanet iddiaları gündeme geldi.
YAZ BAŞINDAN BERİ BİRLİKTELER
Demir Demirkan, geçen hafta Taksim’de genç bir kızla görüntülenmişti. Magazin kulislerinde dolaşan iddialara göre; objektifleri fark edince elleriyle yüzünü gizleyen o kız, Demirkan’ın geçen yıl Bodrum’da tanıştığı yeni sevgilisi. Demir Demirkan’ın reklam sektöründe çalışan İzmirli güzelle yaz başından bu yana birlikte olduğu, iki hafta önce de onu görmek için İzmir’e gittiği söyleniyor. Şarkıcının Instagram’da paylaştığı İzmir fotoğrafları da dedikoduları doğrular nitelikte.
DEMİR HUZURU İZMİR’DE BULDU
Sertab Erener Kurban Bayramı'nda Nil Karaibrahimgil'le birlikte yurtdışına çıkmış, Demir Demirkan ise sevgilisini görmek için İzmir'e gitmişti.Demirkan, İzmir'de çektiği fotoğrafları “Huzur” notuyla Instagram’da paylaştı.
Demir Demirkan ve kız arkadaşı, Taksim’de böyle görüntülenmişti.
Demir Demirkan, ayrılık kararını açıkladıkladığı saatlerde Instagram hesabından bu kareyi paylaştı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)